Tril, iki komşu perde arasında hızlı ve düzenli bir salınımdır. Bazı kursiyerlerde ilk denemede belirir, bazılarında aylarca kurulmaz. Bu farkın yetenekle ilgisi sanıldığı kadar çok değildir; belirleyici olan gırtlak bölgesindeki serbestliktir. Gergin bir düzende tril oluşmaz.
Klasik şan geleneğinde tril bir süs değil, teknik olgunluğun göstergesidir. Panofka'nın vokaliz derlemesi trili ayrı bir başlık olarak çalıştırır; barok ve klasik dönem dağarında ise tril, cümle sonlarının yazılı bir parçasıdır ve atlanması eseri eksik bırakır.
Çalışma iki uçtan kurulur. Birinci yol, iki perde arasında yavaş ve eşit bir salınımla başlayıp tempoyu kademeli artırmaktır; burada düzenlilik hızdan önce gelir. İkinci yol, gırtlak serbestliğini artıran alıştırmalarla dolaylı olarak zemini hazırlamaktır. Çoğu kursiyerde ikisi birlikte ele alınır.
Tril ile vibratoyu karıştırmamak gerekir. Vibrato tek bir perde çevresindeki küçük ve kendiliğinden bir salınımdır; tril ise iki ayrı perde arasında bilinçli bir hareket. Vibratoyu hızlandırarak tril elde edilmez, bu iki beceri ayrı ayrı çalışılır.
Şan derslerimizde tril, dağarın gerektirdiği ölçüde çalışılır. Barok ve klasik dönem eserlerine geçen kursiyerlerde erken devreye girer; popüler dağar üzerinde ilerleyen kursiyerlerde ise zorunlu bir başlık değildir.