Her şan çalışması ısınmayla başlar; bu yerleşmiş bir alışkanlıktır. Çalışmanın sonunda yapılan kısa bir soğuma bölümü ise çoğu kursiyerin programında yer almaz. Oysa yoğun bir provanın ya da sahnenin ardından sesin dinlenme durumuna kademeli dönmesi yorgunluğun süresini belirgin biçimde kısaltır.
Soğuma bölümünün içeriği ısınmanın tersidir. Yüklü ve tiz çalışmalardan sonra orta bölgede yumuşak, inen diziler söylenir; ses yolunu kısmen kapatan alıştırmalar kullanılır; şiddet kademeli olarak düşürülür. Süre birkaç dakikayı geçmez.
Ses yolunu kısmen kapatan alıştırmalar burada özellikle işe yarar. Bu düzende ses tellerinin titreşmeye başlaması için gereken basınç düşer ve teller arasındaki çarpışma yükü azalır; yorgun bir sesi toparlamak için en güvenli çalışma biçimi budur.
Soğumanın atlanmasının bedeli hemen görünmez. Etkisi bir sonraki gün ortaya çıkar: ses daha kısık başlar, ısınma daha uzun sürer ve tiz bölge geç açılır. Düzenli sahne alan ya da uzun prova yapan kursiyerlerde bu birikim belirgin hâle gelir.
Konuşma da hesaba katılmalıdır. Provanın hemen ardından uzun ve yüksek sesli konuşmak, yapılan soğumanın etkisini ortadan kaldırır. Bu yüzden soğuma yalnız bir alıştırma bölümü değil, kısa bir sessizlik dönemi olarak da düşünülür.
Program planlamasında soğumaya yer açmak gerekir. Dersin son beş dakikası bu iş için ayrıldığında alışkanlık kendiliğinden yerleşir; dersin sonuna kadar çalışıp aceleyle kapıdan çıkmak ise bu bölümü her seferinde atlatır.
Şan derslerimizde soğuma, dersin planlanmış bir parçasıdır. Yoğun tiz bölge ya da yüksek şiddet çalışması yapılan derslerin sonunda bu bölüm uzatılır; kursiyerin evde de aynı düzeni sürdürmesi istenir.