Şan söylerken bedenin tamamı çalışır. Ayakların basışı, dizlerin durumu ve ağırlık merkezinin yeri, göğüs kafesinin açıklığını ve karın bölgesinin dengesini belirler. Bu yüzden nefes çalışmasının ilk adımı çoğu zaman duruş düzeltmesidir.
Yaygın hatalar sınırlıdır ve tanınabilir. Ağırlığın tek ayağa verilmesi gövdeyi yana eğer; dizlerin kilitlenmesi alt bedeni sertleştirir; ağırlığın topuklara kayması göğsü geriye devirir ve nefes alanını daraltır. Ayakların birbirine çok yakın durması ise dengeyi kırılgan hâle getirir.
Aranan düzen kolay tarif edilir: ayaklar omuz genişliğinde, ağırlık her iki ayağa eşit dağılmış, dizler serbest, ağırlık merkezi ayak tabanının ortasına yakın. Bu düzende gövde dik ancak gergin değildir ve göğüs kafesi kendiliğinden açık kalır.
Duruşun sese etkisi kursiyer tarafından hemen duyulur. Aynı cümle önce kilitli dizlerle ve topuklara verilmiş ağırlıkla, sonra düzeltilmiş duruşla söylendiğinde fark belirgindir; ikinci denemede uzun cümleler daha rahat taşınır ve tını dolgunlaşır.
Sahne hareketi bu düzeni bozmaya eğilimlidir. Yürürken, dönerken ya da mikrofon tutarken ağırlık merkezi kayar ve destek zayıflar. Bu yüzden sahne çalışmasında hareket ile söyleyiş birlikte prova edilir; hareketsiz provada kurulan düzen sahnede kendiliğinden korunmaz.
Oturarak söylemek gereken durumlarda aynı ilkeler uyarlanır. Ayaklar yere tam basar, ağırlık oturma kemiklerine dağılır ve gövde sandalyenin arkalığına yaslanmaz. Bu düzen olmadan oturarak söylemek nefes alanını belirgin biçimde daraltır.
Şan derslerimizde duruş, her dersin başında kısaca gözden geçirilir. Teknik bir sorun göründüğünde önce duruşa bakılır; kursiyerlerin önemli bir bölümünde sorunun kaynağı buradadır.