Staccato, notaların birbirinden ayrılarak, kısa ve kesik söylenmesidir. Kursiyerlerin çoğu bunu nefesi keserek yapmaya çalışır; sonuç boğazda bir kilitlenme ve her notada tekrarlanan sert bir başlangıç olur. Böyle bir staccato hem yorucudur hem de ses tellerini gereksiz yükle çalıştırır.
Doğru düzende hava kesintisiz akar, ses ise karın bölgesinden gelen küçük ve esnek itmelerle aralıklı olarak devreye girer. Kursiyer elini karnına koyduğunda her notada hafif bir hareket hisseder; boyun ve çene bölgesinde ise hiçbir değişiklik olmaması gerekir. Bu ayrım kurulmadan tempo artırılmaz.
Staccato'nun teknik faydası kesik söylemenin kendisinden büyüktür. Her notanın ayrı başlatılması, ses başlatma becerisini doğrudan geliştirir; hızlı ve aralıklı tekrar ise nefes desteğinin esnekliğini artırır. Bu yüzden legato'da tutukluk yaşayan kursiyerlerde bile staccato alıştırmaları kullanılır.
Klasik dağarda staccato çoğunlukla çeviklik gerektiren bölümlerde, üçlü arpejlerde ve süslemelerde karşımıza çıkar. Panofka'nın vokaliz derlemesi bu beceriyi ayrı bir başlık olarak çalıştırır. Popüler dağarda ise kesik söyleyiş daha çok ritmik vurgu aracı olarak kullanılır; iki kullanım aynı tekniğe dayanır.
Alıştırma düzeni kademelidir: tek perdede üç kesik ses, ardından üç sesli arpej, sonra beşli dizi. Her kademede ölçüt aynıdır: notalar eşit uzunlukta ve eşit güçte olmalı, boğazda hiçbir sertleşme duyulmamalıdır. Eşitlik bozulduğunda tempo geri alınır.
Staccato çalışmasının yan etkisi de vardır. Uzun süre yalnız kesik söylemek cümle duyumunu zayıflatır; bu yüzden her staccato bölümünün ardından aynı ezgi legato olarak tekrarlanır. İki söyleyiş biçiminin yan yana durması kursiyerin ikisi arasında bilinçli geçiş yapmasını sağlar.
Şan derslerimizde staccato, ses başlatma ve nefes esnekliği başlıklarıyla birlikte ele alınır. Alıştırmanın hızı kursiyerin temizliğine göre belirlenir; her derste ulaşılan en yüksek temiz tempo kaydedilir ve bir sonraki derste aynı temizlikte biraz daha yüksek bir tempo hedeflenir.