Kursiyerlerin çoğu sesi yükseltmekte zorlanmaz; zorlandıkları yer sesi kısmaktır. Şiddet azaltıldığında destek de azalırsa ses havalanır, perde düşer ve tını dağılır. Bu yüzden yumuşak söyleyiş, yüksek söyleyişten daha ileri bir teknik gerektirir.
Yumuşak söylemenin temel kuralı, desteğin şiddetle birlikte azalmamasıdır. Hava akışı yavaşlar ancak göğüs kafesinin açıklığı ve karın bölgesinin dengesi korunur. Kursiyer bu ayrımı kurduğunda aynı notayı hem yüksek hem alçak şiddette, aynı tınıda söyleyebilir hâle gelir.
Yumuşak söyleyişte en sık görülen hata fısıltıya kaymaktır. Fısıltı sesi kısmanın değil, ses tellerini eksik kapatmanın sonucudur; kısa vadede rahat görünse de nefesi hızla tüketir ve sesi yorar. Yumuşak söyleyişte teller tam kapanır, yalnız basınç azalır.
İtalyan geleneğinde bu denetimin ölçütü olan bir alıştırma vardır: tek bir nota üzerinde sesi kademeli olarak büyütüp yeniden küçültmek. Richard Miller'ın çalışmasında bu alıştırma dinamik denetimi başlığı altında ayrıca ele alınır. Alıştırmanın değeri, iki yönlü geçişin pürüzsüzlüğünü ölçmesidir.
Mikrofonla söyleyen kursiyerler için yumuşak söyleyiş ayrıca önemlidir. Mikrofon alçak şiddetteki ayrıntıyı büyütür; destekli bir yumuşak söyleyiş kayıtta yakınlık ve içtenlik üretirken, desteksiz bir yumuşak söyleyiş yalnızca nefes sesi olarak duyulur.
Ölçüm kayıtla yapılır. Aynı cümle iki farklı şiddette kaydedilip yan yana dinlendiğinde, alçak şiddette perdenin düşüp düşmediği ve tınının korunup korunmadığı açıkça duyulur. Kursiyerin kendi kulağı bu farkı güvenilir biçimde ölçemez.
Şan derslerimizde dinamik denetimi, ses tipi ve register çalışmalarından sonra düzenli bir başlık olarak sürdürülür. Kursiyer aynı cümleyi farklı şiddetlerde söyleyip kaydeder; tercih kayıt üzerinden yapılır.