Çene gerginliği şan derslerinde en sık karşılaşılan teknik engeldir. Belirtileri tanınabilir: tiz bölgede sesin sıkışması, hızlı hecelerde sözün birbirine karışması, uzun cümlelerin sonunda alt yüz bölgesinde yorgunluk. Kursiyer çoğu zaman gerginliğin farkında değildir, çünkü konuşurken de aynı alışkanlığı taşır.
Tanı için en kolay yol elle kontroldür. Kursiyer parmaklarını çene ekleminin üzerine koyup söylediğinde, gerginlik varsa kasın sertleştiği doğrudan hissedilir. Bir başka yol dudak trilidir; kilitlenmiş bir çene trili anında durdurur, bu yüzden tril hem alıştırma hem tanı aracıdır.
Çözüm doğrudan çeneye değil, çenenin serbest kalmasını gerektiren bir işe odaklanmaktır. Çeneyi gevşetmeye çalışmak genellikle yeni bir gerginlik üretir. Bunun yerine dil trili, nazal ünsüzler ya da çeneyi hafifçe hareket ettirerek söylenen kısa diziler kullanılır; çene bir işin parçası olarak serbestleşir.
Alışkanlık uzun sürelidir ve bir derste çözülmez. Bu yüzden çalışma günlük ve kısa tutulur: her gün beş dakikalık bir serbestleşme bölümü, haftada bir uzun oturumdan daha çok yol aldırır. Kursiyerin konuşurken de bu farkındalığı taşıması süreci hızlandırır.
Şan derslerimizde çene serbestliği, ses tipi belirlenmeden önce ele alınan başlıklardandır. Gerginlik çözülmeden yapılan bir ses alanı ölçümü kursiyerin gerçek sınırlarını göstermez; bu yüzden sıralama korunur.