Opera biçiminin İtalya'da doğması tarihsel ve kültürel nedenlere dayanır; ancak dilin kendi yapısı da bu doğuşu kolaylaştırmıştır. İtalyanca söyleyişe elverişli bir dildir ve bu elverişlilik ölçülebilir yönlere sahiptir.
Birinci neden ünlü düzenidir. İtalyanca'da yedi ünlü sesi bulunur ve bunlar göreli olarak açık ve kararlıdır; sözcükler çoğunlukla ünlüyle biter. Ünlüler sesi taşıdığı için ünlüyle biten bir dil legato hattının kesilmemesini kolaylaştırır.
İkinci neden ünsüz yoğunluğunun düşüklüğüdür. Ünsüz kümeleri seyrek görülür; bu, ezginin ünsüzler tarafından bölünmesini azaltır. Almanca gibi ünsüz yoğunluğu yüksek dillerde aynı ezgi belirgin biçimde daha çok teknik ayar gerektirir.
Üçüncü neden vurgu düzenidir. İtalyanca'da vurgu çoğunlukla sondan bir önceki hecededir ve bu düzen tahmin edilebilir; bestecinin sözü ezgiye yerleştirmesi kolaylaşır. Türkçede vurgunun sözcüğe göre değişmesi, prozodi kararlarını ayrı ayrı vermeyi gerektirir.
Bu nedenler İtalyanca dağarın şan eğitiminde neden başlangıç noktası olduğunu da açıklar. Bir kursiyer İtalyanca kısa eserlerle başladığında dil, tekniğin önüne engel koymaz; teknik oturduktan sonra daha zorlayıcı dillere geçilir.
Şan derslerimizde İtalyanca arietta ve şarkı dağarı, başlangıç kurlarının düzenli bir parçasıdır. Ardından kursiyerin hedefine göre Almanca, Fransızca, Türkçe ya da İngilizce dağara geçiş planlanır.