Kirsten Flagstad, Norveçli bir soprano olarak Wagner dağarının yirminci yüzyıldaki tanınmış icracılarındandır. Bu dağarın icracıdan istediği şey yalnız hacim değildir; asıl ölçüt uzun bir akşam boyunca aynı niteliği koruyabilmek, yani dayanıklılıktır.
Wagner dağarının teknik talepleri belirlidir. Orkestra kalabalıktır ve gür çalar; sahne süreleri uzundur; cümleler geniş nefes ister. Bu koşullarda sesin salonda duyulması, şiddeti artırmakla değil enerjinin taşıyıcı bir frekans bölgesinde yoğunlaşmasıyla sağlanır.
Dayanıklılığın teknik dayanağı verimliliktir. Aynı sesi daha az çabayla üretebilen bir icracı, uzun programı daha az yorgunlukla tamamlar. Bu yüzden ağır dağarda çalışan kursiyerlerde verim ölçütü, hacim ölçütünün önüne geçer.
Program planlaması ayrı bir başlıktır. Uzun bir eserin her cümlesini en yüklü biçimde söylemek gereksiz yorgunluk üretir; bazı bölümlerin daha hafif bir düzende söylenmesi, doruk noktalarının korunmasını sağlar. Bu planlama provada yapılır, sahnede doğaçlanmaz.
Ses sağlığı bu dağarda doğrudan mesleğin parçasıdır. Uyku düzeni, konuşma yükü, hastalık dönemlerinde çalışmama disiplini ve iki temsil arasındaki dinlenme süresi, tekniğin kendisi kadar belirleyicidir.
Şan derslerimizde ağır dağara yönelen kursiyerlerde dayanıklılık ayrı bir başlık olarak çalışılır. Program hafif ve yüklü bölümler dengelenerek planlanır; kursiyerin bir oturumda kaç kez baştan sona söyleyebildiği ölçülür ve bu sınır gözetilir.