Türk sanat musikisi dağarına girişte eser seçimi, kursiyerin makam bilgisinden bağımsız olarak yapılır. Belirleyici olan eserin seyrinin sade olması, ses alanının sınırlı kalması ve usulünün karmaşık olmamasıdır.
Başlangıç için elverişli makamlar seyri açık olanlardır. Karar perdesinin belirgin, güçlü perdenin net duyulduğu ve geçkilerin az olduğu makamlar kursiyerin kulağını hızla yerleştirir. Mürekkep makamlar ve sık geçkili eserler sonraya bırakılır.
Usul seçimi ikinci ölçüttür. Sofyan ve düyek gibi kısa ve düzenli usuller başlangıç için uygundur; aksak ve uzun usuller ise sayım alışkanlığı kurulduktan sonra devreye girer.
Biçim açısından şarkı biçimi başlangıç için elverişlidir. Kısa, tekrarlı ve söz merkezli olduğu için kursiyer hem ezgiyi hem güfteyi rahat kavrar. Beste, ağır semai ve kâr gibi uzun biçimler ileri düzeyde ele alınır.
Koma aralıkları bu dağarda ayrı bir çalışma gerektirir. Eser öğrenilirken önce söyleyerek çeşni çalışması yapılır, ardından eser bu temelin üzerine kurulur. Notadan doğrudan okumakla bu aralıklar yerleşmez.
Şan derslerimizde Türk sanat musikisi dağarı, seyri sade eserlerle başlar. Her eser hem notadan hem kayıttan çalışılır; makam seyri ve usul ayrı ayrı ele alınır.